|
|
BERGAMA ALTERNATİF ÇED TOPLANTISI YAPILDI
Koza Altın'ın Ovacık Köyü'nde ÇED toplantısının
olduğu saatte, Bergamalılar, Kozaklılar ve ülkenin diğer yörelerinden
gelen yurttaşlar ve meslek odaları ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin
katıldığı "Halkın gerçek bilgilendirme toplantısı" düzenlenmiş ve söz
konusu proje değerlendirildi.

Kozak çevre derneği ve Bergama çevre platformunun ortaklaşa düzenlediği
toplantıya divan'ın oluşturulması sonrasında başlandı. Divan başkanlığını
Erol ENGEL, yardımcılığını Yukarıbey muhtarı İlhan ÇAKIR'ın yaptığı
toplantıda ilk sözü hukuksal süreci anlatmak üzere Av. Arif Ali CANGI'ya
söz verildi.
Av.Ari Ali CANGI: Danıştay 6. dairesi
tarafından yeniden yürütmenin durdurulması kararı verildi. Ancak maden
tarafından yeni bir süreç başlatıldı ve ovacıkta ÇED halkın katılımı
toplantısı yapılıyor. Yargı kararının arkasından dolanılması için yapılan
Hukuksuz yeni bir süreç başlatılmıştır. Biz bugün burada bu nedenle
toplandık ve Gerçek anlamda Halkın Katılımı toplantısını yapıyoruz.
Şimdi Kozak Yaylası'nda bulunan cevher Ovacık altın tesislerinde
işletilmek isteniyor. Bugün gerçekleştirilen Ovacık'taki ÇED toplantısı bu
nedenle yapılıyor. Bu nedenle bu toplantı en çok kozaklıları
ilgilendiriyor. Biz Bakanlığa bu sürecin iptali için başvuruda bulunduk
ancak gelen cevapta sürecin devam edeceği bildirildi. Son derece hızlı
davranarak yeniden madenin çalıştırılması isteniyor. Hukukun arkasından
dolanmaya çalışılıyor. Bizler ve Kozak'lılar çığlığımızı yükseltmeliyiz.
Herkesin toprağına havasına suyuna ve Ülkesine sahip çıkması gerekiyor.
Biz burada bir ilki gerçekleştiriyoruz. Toplantı halkın katılımı
toplantısıdır ve gerçek halk buradadır. Diyoruz ki; Her yer Bergama ve
hepimiz Bergama'lıyız.
Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yılmaz Kilim:
Süreci uzatırız, hukuksal sürecin arkasından dolanırız ve madeni
boşaltırız gideriz düşüncesi hakim. Artvin' deki mücadele sonucu
madenciler çekip gitmek zorunda kaldılar. ÇED halkın katılımı toplantısı,
yapılacak işlemin sonuçları konusunda halkın bilgilendirilmesi açısından
önemli ve mutlaka halkın katılımı gereklidir. Bu nedenle bu toplantı çok
önemlidir. Biz çevre mühendisleri odası olarak, haklı mücadelenizde her
zaman yanınızda olacağımızı bildirir saygılarımı sunarım.
Prof. Dr. Ali Osman Karababa: Bergama sağlık
açısından bir laboratuar. Çünkü altın madeninin sağlık açısından neler
getireceğini Bergama'da yakından göreceğiz. Madencilik etkinliği sonucunsa
toprakta yer alan ağır metaller aktif hale geçip sağlığı tehdit edecek
şekilde yaşam ortamına karışıyor. Bergama'da alınan su örneğinden
ölçtüğümüz arsenik miktarı izin verilen miktarın 25 katı kadardı. İzmir'de
sularda bulunan ve pek çok insanın korku ile yaklaştığı arsenik miktarının
çok daha fazlası Bergama suyunda olmasına rağmen hiç bilgi verilmiyor
kıyamet kopmuyor. Bu suyu içmek zorunda bırakılıyoruz ve bu su ile
beslenen bitkileri yiyerek alınan arsenik miktarı katlanıyor. Dolayısıyla
çocuklar anne karnında gelişmesin düşsün, anomali doğumlar gerçekleşsin,
bu bölgede yaşayan insanlar prostat, Akciğer, troid vs. kanseri olsunlar
diyorlar. İnsan sağlının bedeli var mıdır? Üç kuruşluk altın karşılığında
sağlığımız hiçe sayılıyor. Ben bir sağlıkçı olarak, bir Türkiye vatandaşı
olarak bu uygulamaya karşıyım. Bağlı olduğum Tabip odası, Türk Tabipler
Birliği' de karşıdır. Saygılar sunuyorum
Metalurji Müh. Genel Başkanı-Celalettin Küçük
görüşlerini bildirmek üzere kürsüye çağrıldı: Bergama, Eşme, Gümüşhane ve
dünyanın pek çok yerinde her defasında farklı şekilde bizi kandırıyorlar.
Yargı karları uygulanamıyor. Biz Türk Mühendisleri ve Mimarları odaları
olarak bu uygulamalara karşıyız. Başbakan diyor ki; odalar bizi
engelliyor, evet engelliyoruz. Benim kozaklılara da lafım var;
Topaklarınızı satmayacaksınız, topraklarınıza sahip çıkacaksınız. Bergama
halkı neler olacağını çok iyi biliyorlar. Ve şimdi Kozak yaylası'nın ve
Havran'ın topraklarına sahip çıkmasını istiyorum ve hepinize saygılarımı
sunuyorum
İLHAN ÇAKIR (Kozak Yukarıbey Muhtarı):
Kaplanda yapılan ÇED toplantısında 1 ton kayadan 4 gram altın alacaklarını
söylediler. Yani 4 gram altın için kozak deşilmez. Durumumuz çok kötü. 10
sene çalışıp 20 milyon dolar Türkiye'ye girdi sağlayacaklarmış. Her yıl
sadece fıstıktan 50 milyon dolar girdi sağlanıyor. Üzüm, şarap, elma vs.
katmasak bile bu kadarını da mı bilmiyorsunuz? Kozak su deposudur.
Balıkesir ve pek çok yer kozağın suyunu içiyorlar. Bunlar için felaket
olacak. 800 metreye indiklerini duymuştuk ama daha kötü bir durumda. Ben
araştırdım 4 aydır çalıştıkları yerde çok büyük bir su alanı bulmuşlar ve
aynı zamanda aynı bölgede fay hattı olduğunu ve suyu aşağıya indirmeleri
gerektiğini söylediler. 1000mx1000 m boyutlarında çukurlar açılacağı
söyleniyor peki bu sular ne olacak, biliyorsunuz küresel ısınma ve
susuzluk tehlikesi var. Kuraklık nedeniyle tasarruf sudan tasarruf edin
deniyor, peki bunlar ne olacak. Biz daha fazla bilgi edinmek istiyoruz.
Burada profosörler, Odalardan uzmanlar var. Lütfen su konusunu daha fazla
işleyin. Hepinize teşekkür ediyorum.
SITKI BİLGİ (Kozak Aşağıbey Muhtarı) : Biz
altın madenciliğinden son derece kaygılıyız. Bizim altınımız çam
fıstığıdır. Dünyanın en kaliteli fıstığını yetiştirip, yılda 50-60 milyon
dolar girdi sağlıyoruz. Şimdi altın madenciliğine ne gerek var. Her iş her
yerde yapılmamalı. Bir çoban nasıl Ankara'nın İzmir'in göbeğinde
hayvancılık yapamazsa, dünyanın ender yerlerinden olan kozak ta da
madencilik yapılamamalı. Yalnız fıstığımızdan değil, yeraltı sularından da
kaygı duymaktayız. Ben 20 yıllık muhtarım. Daha önce kozak'ı
değerlendirmeye gelen bilim insanları suların iyi kullanılmaması halinde
çöl olacağını söylemişlerdi. Şimdi daha iyi anlıyorum. Çünkü şimdi maden
çalışması yapabilmek için yüzeydeki suyu indirmek için fay hattı
arıyorlar. Biz kozağın endemik bitki örtüsünün bozulmasını istemiyoruz.
Endişemiz büyük. Bize katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
REVAETTİN YILDIZ (Kozak Karaveliler Muhtarı):
Tüm katılımcıları selamlıyorum. Kozak havası suyu ve fıstık çamıyla özel
yerlerden biridir. Ormanlar dünyanın akciğerleri olduğunu söylüyoruz .
Peki neden ormanlarımızı yok ediyoruz. Tüm katılımcılara teşekkür ederim.
Mehmet Emin Demirtaş (Kozak Hisarköy muhtarı):
Bizde tüm arkadaşlarımız gibi bu konulardan şikayetçiyiz. Devletimiz bize
sahip çıksın. Saygılar sunuyorum.
SELİM DEMİRCAN (Kozak Çevre Derneği Başkanı) :
Öncelikle bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Maden bizler
üzerinde oynadığı oyuna devam ediyor. Sanki yargı kararı yokmuş gibi hala
maden için işlemlere devam ediyorlar. Altın madeni halkın sempatisini
kazanmak için madenci işi olmadığı halde, krizden de yararlanarak çam
fıstığı kozalağı alıyor. Cam fıstığı için depo ve tesis kuracağını
söylüyor. Neden tesis kuracakmış, çam fıstığı altıncıların işi mi? Bizim
şimdiye kadar fıstığımızı altın madencileri mi alıyordu. Madenciler
çaresizlikten her fırsatı değerlendirmeye çalışıyor. Yardım paketleri
hazırlıyorlarmış. Yardımda bulunacaklarmış. Kozak yaylasının sadakaya
ihtiyacı yok. Kurtuluş savaşında olduğu gibi madencilerin de oyunu
bozulacaktır. Arkadaşlarımızdan bu konuda dikkatli olmalarını rica
ediyorum. Kozak'ın işe de istihdama da ihtiyacı yok. Bizler madenciliğe
karşı değiliz ama çevreye insana zarar vermeden yapılmasını istiyoruz. Her
yerde her şey yapılmaz. Kozak'ta madencilik yapılamaz. Kimse 10 yılda 20
milyon dolar girdi için Kozak'ı feda etmesin, biz yılda 50 milyon dolar
girdi sağlıyoruz. Saygıları sunuyoruz.
Berna Karabudak (yukarıbey köylüsü): Bize
destek veren herkese teşekkür ederim. Altın madeni bizi yenemeyecek,
mücadelemiz sürecek Kadınları yenemeyecekler, hepinize teşekkürler..
Muammer Sakaryalı (İnay Vicdan Hareketi sözcüsü):
İnay'da bizim mücadelemiz bir yol aldıysa bu kadınlar sayesinde oldu.
Kadınlar olmadan bizim çabalarımız beş para etmez. Kadınlar burada daha
çok konuşmalıdır. Ben konuşulanları izledim gözledim halkın gerçek katılım
toplantısı buradadır. Burada Kozaklı köylüler onların temsilcisi muhtarlar
konuşuyorlar. Parayla tutulmuş insanların bulunduğu yer halkın katılım
toplantısı olamaz. Ben bir ay önce ovacıkta yapılan ÇED toplantısına
katıldım. Bir orkestra şefinin el işaretiyle oturup kalkan bindirilmiş
kıtaların bulunduğu bir topluluk vardı, bu halk olamaz.
İnay'da bir zehirlenme vakası yaşadık. Araştırılmasını istedik. Doğum
yapan kuzularda anomaliler vardı. Kuzunun bacağı, burnu, gözü yoktu.
İnsanlar çocuklarımız da böyle mi doğacak korkusu içindeler. Kaygılıyız
kaygılarımızı giderin dedik. Kimse bizi ciddiye almadı. Şimdi görüyorum
Kozaklı kadınlar bu işin peşini bırakmayacaklar, biz bırakmıyoruz. Bize
bir bakın biz de vatan haini suratı var mı? Toprağı, ağacı, arıyı, suyu
sevdik. Onların vicdanını sorguladık diye bize saldırıyorlar. Umut
ellerimizde..umut Kozaklıların kol kola girebilmesinde, Kozak ile Eşme ve
Bergama'nın kol kola yürüyebilmesinde. Teşekkürler.
Osman Özgüven (Dikili Belediye Başkanı):
Bergama faaliyete başladığından bu yana birileri para kazanmak için
mücadele verirken, birileri de insanları zehirliyorsunuz diye mücadele
veriyorlar. Burada bir çok bilim insanı var, onlar yıllardır koşturuyorlar
. Ama onlara vatan haini diyorlar biz de onların yanındayız ve vatan
hainliğine devam ediyoruz. Biliyoruz, Bergama'da da torbalar dağıtmaya
başladılar. Ancak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Midilli de yapılan bir
toplantıya katıldık ve burada yapılan altın madeni nedeniyle adalara zarar
vereceği endişesi içindeler. Adalarda ve Yunanistan'da bu nedenle
faaliyetler sürüyor. Eninde sonunda bunun zararı Dikiliye de gelecek.
Sadece Bergama ve Dikili'nin değil bu sorun tüm insanların sorunudur. Bu
nedenle bilim insanları da, bizler de hep birlikte mücadelemizi
sürdüreceğiz ve bir gün hukuk doğadan ve bizden yana da işleyecektir.
SEFA TAŞKIN(Bergama eski belediye bşk.): Bu
güzel toplantı ile birlikte şunu görüyorum ki, Bergama'nın başlattığı
mücadele geleneği hala sürüyor. 18 yıl önce Bergama'da güzel kadınların ve
erkeklerin uluslararası tekelci ve yerli işbirlikçilere karşı cesaretle
başlattığı mücadele hala sürüyor. Burada altın buldular ve dünyanın en
zehirli maddesi olan siyanürle çıkarmaya çalışıyorlar. Siyasetçilerin
hoşgörüsüyle yıllardır, aleyhinde çıkan pek çok yargı kararına karşın
madeni işletmeyi sürdürdüler. Ve 7-8 yıldır neredeyse Ovacık'ı bitirdiler
ve orayı bir zehir çukuru haline getirdiler.Şimdi o havuzlardan zehirli
maddeler sulara sızıyor e biz o suları kullanıyoruz. İnanıyorum ki 10 yıl
sonra Bergama kanser Hastaneleri ile ünlenecek. Şimdi sıra Kozakta. Böyle
bir bölgede siyanürün işi ne ? Orası doğal sit alanı olması gerekir. Ve
1-2 işbirlikçi dışında kimsenin karı olmayacak. Kozakta yapılacak altın
madeni nedeniyle Bergama daha da zarar görecek. Çünkü oradaki kirlenen
yeraltı suları Bergama'daki kirliliği katlayacak. Sadece Bergama'nın
doğasını değil, insanlarını da gözden çıkardılar. Kozaklılar çok
şanslısınız, çünkü dünyada görülmemiş bir mücadele örneğinin
deneyimlerinden faydalanacaksınız. Burada bulunan bilim insanlarından
korkmayın ve onlara yaklaşın vatan haini değillerdir. Burada olduğunuz
için çok mutluyum. Görüyorum ki, Kozaklılar başlarına geleceklerinin
farkındalar. Altın madeninden yana olan muhtarları seçmeyin, altına karşı
olan muhtarları ödüllendirin. Madencilerin olanakları ve güçleri var,
bakın Kanaltürk'ü aldılar, Bugün gazetesi onların. Ancak siz kararlı
olmanız durumunda siz onlardan çoksunuz ve güçlüsünüz. Faklı partilerin
insanları olabilirsiniz ama bu topraklara sahip çıkmak için yan yana
gelin. Çevre mücadelesinde bilim insanları ile birlikte el-ele verin.
YEKTA ÜNSAL(Tema Vakfı Temsilcisi):
Söylenebilecek her şey söylendi. Ben Türkiye'de bir ilkin yaşandığına
tanık olduğuma inanıyorum. Burada gerçek halkın katılımı toplantısı
yapılıyor. Hukuk insanlar için varsa, hukuk burada. Bu kadar kalabalığı
görünce heyecanlandım. Herkese teşekkür ediyorum
GÜMÇED temsilcisi Bora Bey: Bizlerle yola
çıkan herkes söylenecek her şeyi söylediler ben Anayasanın 56. maddesinde
herke "Sağlıklı bir çevrede. Yaşama hakkına sahiptir" der. Peki kozaklılar
böyle bir yerde yaşarlarken neden şimdi onları zehirle yaşamaya mahkum
ediliyorlar. Dünyada Altın çıkan ülkeler değil, çıkaran ülkeler zengindir.
5177 sayılı Bu talan yasası yürürlükte kaldıkça bu mücadeleyi vermek
zorundayız. Birlikteyiz, beraberiz, birlikten güçlük doğacaktır.
EGEÇEP SÖZCÜSÜ ERHAN İÇÖZ: Ovacık altın
madeni tüm Ege'yi mahvedecek. ÇED raporunda diyorlar ki, 3.8 ton altın
madeni kaldı, biz 7 yıl daha faaliyetimizi südüreceğiz diyorlar. 3.8 ton
altın madeni 1 yılda biter. 7 yıl daha sürmesinin nedeni Kozak, Havran ve
diğer bölgelerdeki altın madenlerini de işleyecekler, 7 yıl sonra 10 yıl
daha diyecekler. Onlar altını savunuyorlar, biz yaşamı… İzin verecek
miyiz? (KÖYLÜLER HEP BİR AĞIZDAN: HAYIIIR)… Ama korkuyorlar, günlerdir
Kanaltürk'te bizi karalayan haberler yapıyorlar. Korkuyorlar.
Kozak yaylası su deposu, Kozak'taki su Balıkesir'den tutun da , Altınoluk,
Dikili ve daha pek çok yere Kozak suları yayılıyor, bu nedenle sorun tüm
Ege'nin sorunudur. Kozak yaylasının tamamı için altın madeni arama ruhsatı
vardır. Şimdi birkaç yerde başlayıp, sonra sizin direncinizi kırdıkça
diğer yerleri de delik deşik edecekler. Bizler ne zaman çağrılırsak bilim
insanı hukukçular olarak yanınızdayız. Biz halkız, haklıyız ve
kazanacağız.
EGE KİMYA MÜH. ODASI BAŞKANI ERTUĞRUL BARKA:
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Namusum üzerine yemin ederim vatanım için
konuşacağım ve yalnızca gerçeği söyleyeceğim. Bu vatanımızın, hukukumuzun
mücadelesi. Neden bunlar biz ve bizim gibi ülkelerin başına geliyor.
Kapitalizm yine krize girdi ve bu krizi bizim üzerimizden aşmaya
çalışıyorlar. Bunun için 12 Eylül oldu, 12 Mart oldu, iktidara kendi
adamlarını getirdiler. Siz siyaset yapmayın dediler. Neden? Bizi sömürmek
için yalnızca insanı değil, toprağını, suyunu, denizlerini, yeraltı
kaynaklarını sömürmek için. Emperyalist şirketlere peşkeş çekmek için…
Uyanın arkadaşlar vatandır tehlikede olan. Onlar altınsa biz üstünüz.
İZMİR ÇEVRE MÜH. ODASI BAŞKANI HALİL GEZER:
Merhaba, tüm meslektaşlarım adına hepiniz selamlıyorum. Bu halkın katılımı
toplantısıdır, altın madenciliği bilgilendirme toplantısı için buradayız.
Ben Altın Madenciliğine karşıyım. Altın madenciliği çevreye, insana zarara
vermeden yapılabilir ancak bu karlı bir iş değildir. Yani birisine altın
madeni işlet ama çevreyi kirletmeden canlı yaşamına zarar vermeden yap
denmiş olsa kimse yapmaz. Tekelci uluslar arası şirketler tarafından bu
gün ülkemizde altın madenciliği yapılıyorsa bize değer verdikleri için
değil, bizi değersiz gördükleri için yapılıyor. Biz altın madenciliğine
karşıysak çevreyi, ülkemizi, insanı, yaşamı sevdiğimiz için istemiyoruz.
Ülke girdisi artacak diyorlar. Peki kimin cebine girecek bu girdi?
Kozaklılar söyledi biz yılda 50milyon dolar girdi sağlıyoruz diye, peki bu
kimin cebine giriyor? Halkın cebine, işte bunu istemiyorlar. Bizler,
sizler ülkemizi seviyoruz ne Bergama, Kozak, Efemçukuru, İnay ve tüm
Türkiye'de altın madenciliğine karşıyız. Bu yalanlara kanmayalım. Tekrar
ediyorum: Altın madenciliğinden ülkemizin hiçbir kazancı yoktur,
çıkarılmasın istemiyoruz. Kayıtlara açıkça geçmesini istiyorum. Biz
başaracağız bir geleceğimizi savunacağız, çam fıstığı, pamuk, vs.bize
yeter. Altın toprak altında kalsın ileride yaşama uygun bir yöntem olması
mümkün olursa, kendi altınımızı kendimiz çıkarırız. Saygılar sunuyorum.
ELELE HAREKETİ DÖNEM SÖZCÜSÜ MUSTAFA GÜL:
Şimdiye kadar Bergama halkının yanındaydık ve bundan sonrada yanında
olacağız. Mücadelemiz zor ancak, biz halkız bir gün mutlaka kazanacağız.
İDA ÇEV. DER. SİYAMİ DEMİR: Altınoluk'ta
kurduğumuz çevre derneğimizden arkadaşlarımla size destek olmak üzere
geldik. Ben neden çevreci olduğumu anlatacağım. Çelik işçisi olarak
ciğerlerimin pek çoğunu kaybettim. Oksijenin bol olduğu Altınoluk'ta
yaşamam gerektiğini söylediler. Buraya yerleştim, ama öğrendim ki
buranında hava ve suyu kirletilecekmiş. Bu nedenle 50 yaşından sonra
çevreci oldum. Saldırı yöresel değil küreseldir. Hepinize saygılar
sunuyorum.
ORMAN MÜH. ODASINDAN FEVZİ YILMAZ: Değerli
Bergamalılar ve kozak yaylasının cesur yürekli savaşçıları. Muhtarların
konuşmaları bizi cesaretlendirdi. Çok teşekkür ederim. İSKİ'de yeşertilip
DSİ'de da büyütülen ve bakan yapılan bir çevre bakanımız var. Turgut'lu
Nikel madenlerini İngilizlere veren bir çevre bakanımız var. Biz Kozak'ı
çamları temiz suları ve temiz havasıyla biliriz. Bu maden bana Gazze
işgalini hatırlattı. Orada su kaynaklarını duvarla çevirip Gazze halkını
felakete süreklenmesini isteyenlerle Bize bu maden yayasını dayatılarak
ülkemizi talan etmek-ettirmek isteyenler aynı güçlerdir. . Tüm kozak ve
Bergamalıları kutluyorum.
Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel:
Arkadaşlar, yüreğimiz yanıyor, bu güne kadar Kozak yaylasını
güzellikleriyle andık. Piknik yaptık, yürüyüş yaptık, Kozağa gidince geri
gelişimiz gelmiyor. Bu izinlere imza atan insanların kozağı götürüp hangi
vicdanla imzalarını attıklarını sormak gerekiyor. Devlet Bergama'yı gözden
çıkardı. 4 gram altın için 9996 kg toprağı ne yapacaksınız… 2. havuz
yapmak için uğraşıyorlar, biz ona 2. doğa mezarlığı dedik. Orada Kozağı
diri diri gömmek istiyorlar. Buna dur diyemezsek oradaki pasa dağları
silsile halinde çoğalacak. Altınlar alınınca bu zehirli ve üzerinde ot
bitmeyen toprak ne olacak…? Şimdi kozakta sondaj alanı var. Sen ne
yapıyorsun diyen yok. MTA'yı göreve çağırıyoruz. Talanın boyutunu
anlayamıyoruz. Burada çok zengin su kaynakları var. Eskiden 60 metreden su
çıkarken şimdi 200 metreden çıkıyor. Bergama gözden çıkarıldı 2. atık
havuzunun yanında bulunan seralarda pek çok işçi çalışıyor. Eğer 2. Atık
havuzu yapılırsa seracılık bitecek. Altıncı Şirkete Ege Bölgesi Sanayi
Odası tarafından çevre ödülü verildi. Onlara soruyorum; Yöredeki sulu
tarım bitmek üzere, neredeyse bir şehrin tükettiği su kadar su
tüketecekler, Kozağı Bergama'ya gömecekler bunun için mi ödülle teşvik
ediyorsunuz. Amerikalıların gerçekleştiremediğini işbirlikçi tarikatçı
Koza şirketi gerçekleştirdi. 2005 yılında çevre gününde, 2006'da Dikili'de
festivalde, en son 28 Kasım 2008 da bizlere saldırdılar. Bu cemaatin
yetkililerine soruyorum yeryüzünün cenneti Kozağı gömmek hangi vicdana
sığar?
Kozaklı kadınlarımızdan;

Neziha Solak: Biz Kozak'ta altın madeni
istemiyoruz. Biz fıstığımızı satıp paramızı kazanıyoruz. Kozaktan
gitsinler. Ben korkuyorum bu gidişle her şey bitecek sıra kadınlara
gelecek. Biz istemiyoruz, gitsinler.
Yasemin Safran: Muhtarlara sesleniyorum. Koza altın şirketine fırsat
vermeyelim, Halkımızın yoksulluğundan faydalanıyorlar. Bunlara fırsat
vermeyelim elele verelim.
SERKAN….(emekli işçi): Bizler ağaçların
kesilmemesi için yol kesme eylemi yapmıştık. Ancak o mücadele içinde
birileri bu işe siyaseti bulaştırmayın dedi, bu işin çevre işi olduğunu
söyledi. Siyasetle topraklarımız kirlenirken siyaset yapmamak mümkün mü?
Topraklarımızı havamızı suyumuzu kirletenlerle ilgili kararları biz değil,
bu kararları siyasiler aldı. Bize seçtirilenlerin kararları ve bizim
lehimize değil emperyalistlerin lehinedir. Burada her şey siyasidir bizi
ve çevrimizi emperyalistlere peşkeş çeken siyasilerdir ve bunları
başımızdan defetmek gerekir. Saygılarımız sunuyorum
ÖZGE CANDAN: Bergamalı bir kadın olarak
konuşuyorum. Peyzaj mimarıyım. Gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Kanser
vakaları giderek artıyor. Kadınlarda meme kanseri, erkeklerde beyin hasarı
oluşuyor. Emperyalistlerin yalanlarına kanmayın. Oluşturulan suni tepeler,
Zehirli topraktı, dikkat çekmemek için üzerlerine humuslu toprak atıp
zeytin ektiler. Zeytinlere inanılmaz vitamin veriyorlar. Bu kandırmaca,
oradaki dağlar nedeniyle rüzgar alınamıyor, bu nedenle nemden mantar
oluşuyor. Orası(pasa dağlarının civarı) bamya yetiştiricisi ama mahsül
alamadılar. Borca batmış durumdalar. Aynı şeyler Kozak'ın da başına
gelecek. Tarih bize öğretti, direnen insanlar kazanacaktır. Birbirimize
destek olmalıyız. Umut ellerimizde, teşekkür ederim. |
ismetbaytak@hotmail.com
bergamaturkey@yahoo.com
kuzeyege@yahoo.com
|