Sık kullanılanlara ekle
  
   HABERLER
   POLİTİKA KAZANI
   RESMİ TELEFONLAR
  BİRAZ GÜLELİM
  İLETİŞİM
   
   
   
      LİNKLER
     Bergama
 
  
 

 

 

BİRAZ GÜLELİM


Bebek gibi
Huzurevinin bahçesinde iki tonton yaşlı adam bi banka oturmuş laflıyorlar,
-Aaah ah.. yaş oldu 73.. elim ayağım tutmuyor, her tarafım ağrıyor..
Benle aynı yaşta değil misin ya sen kendini nasıl hissediyorsun?
-Yeni doğmuş bir bebek gibi..
- A aa? Nasıl yani?
- Kafada saç yok, ağızda diş yok, galiba az önce de altıma yaptım....


Prova
İki deli akıl hastanesinden kaçmış. Tüm aramalara karşı kimse bu delileri
bulamamış. Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çıka gelmiş. Doktorlar
hayretle :
- Niye geldiniz, demiş. Deliler :
- Yarın kaçacağız da, onun provasını yaptık, demişler...


MEZARCI
Diktatör bir akşam meyhaneden içeri girer. Tezgahtara yaklaşır. Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker. Oradan buradan konuşurlarken sorar :
-Böyle her gün içmek için ne kadar kazanıyorsun?
Sarhoş :
-Günde 2 bin lira.
-Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın?
Sarhoş :
- 4 bin lira.
-Peki biraz daha sıkarsak kemerleri?
-O zaman 5 bin liraya para demem.
Diktatör kızar :
-Bu ne biçim iş. Köküne kadar sıkarsak?
-O zaman muhakkak 10 bin lira kazanırım.
Diktatör şaşırmıştır. Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir. Sorar :
-Şeytan mısın, nesin. Ne iş yapıyorsun?
Sarhoş :
-Mezarcıyım!


GİYSİ ÖNEMLİ DEĞİL
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler.Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.
Sormuş: Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler? Mali danışman
Öğüt vermiş: En eski elbiselerini giy. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler.
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir
Öğüt vermiş:En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler. Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar..
O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki? Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

HANGİ OTEL
İsviçre Çin'e savaş ilan etmiş. Bir şekilde Çine kadar gelmişler. Haber Çin başbakanına geç ulaşmış.
- Başbakanım İsviçreliler saldırdı Pekine girdiler
- İsviçre de ne?
- Avrupa da bir ülke
- Kaç kişi bunlar?
- 5 milyon
- Hangi otelde kalıyorlar?


KİMİ YİYELİM
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler.
Oğul sorar:
-Ne dersin baba, yiyelim mi onu?
Baba bir an düşündükten sonra:
-Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! der.

BERBER
Bir rahip berbere gider. Saçlarını kestirir. Berbere teşekkür eder ve borcunu sorar.
- "Muhterem Peder" der berber.. "Siz kutsal bir insansınız. Sizden nasıl para alabilirim. Sizi tıraş etmek dükkanım için şereftir."
Rahip tekrar tekrar teşekkür eder ve gider. Berber ertesi sabah dükkanını açmaya geldiğinde kapısında 12 altın lira bulur.
Birkaç gün sonra bir Budist rahip gelir dükkana. Saçlarını kestirir, borcunu sorar. Berber saygı ile eğilir:
- "Siz ruhani bir lidersiniz.. Sizden nasıl para alırım. Sizi tıraş etmek dükkanım için şereftir." der.
Budist rahip teşekkür eder gider. Berber ertesi sabah dükkanı açmaya geldiğinde, kapısında 12 yakut bulur.
Ertesi hafta bir haham girer dükkandan içeri. Saçını kestirir ve elini cüzdanına atar..
- "Sakın ha" der berber.. "Siz bir inanç adamısınız.. Sizden nasıl para alırım ben.. Dükkanımın konuğusunuz.. Güle güle gidin.."
Haham gider. Berber ertesi sabah dükkanını açmaya gelir. Kapıda 12 haham vardır.

BU KIŞ ÇOK SOĞUK OLMAK
Beyaz göçmen Kanada'nın uçsuz bucaksız ormanlarında bir kulübe yapmış, kışa hazırlanıyordu. Tam odun keserken bir Kızılderili geçti.
"Hey Kızılderili", diye seslendi, "Kış nasıl olacak?"
"Soğuk" dedi Kızılderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doğa bilgisine büyük güven duyan göçmen epey endişelendi ve her ihtimale karşı daha fazla odun kesti.
Akşam Kızılderili tekrar geçerken "Hey arkadaş", diye beyaz göçmen bir kez daha seslendi. "Kış gerçekten çok mu soğuk geçecek?"
"Çok hem de çok soğuk", dedi Kızılderili ve yoluna devam etti.
Göçmen artık fena halde korkmuştu. Çılgınlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah Kızılderili seslendi, geçerken:
"Bu kış, insan oğlunun yasayamayacağı kadar soğuk olmak!"
"Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese bütün gece durmadan odun kesip bitkin düsen göçmen sordu.
Kızılderili "Eski bir Kızılderili sözü var, beyaz adam çok odun kesmek, kış çok çok soğuk olmak" dedi.
 

 

Bülent Özçoban'dan

BAŞBAKANDAN MONŞERLERE DERS

Babası ölmüş, annesi ile yaşayan tembel bir oğlan. Okula gitmekten bıkmış.
- Anne ben okula gitmeyeceğim.

Demiş. Annesi ne yapsa etse oğlunun fikrini değiştirememiş.
Tembel tembel dolaşan oğlundan bıkan anne ona bir iş bulmaya karar vermiş. Komşusu keçeci imiş. Tutmuş oğlunu onun yanına çırak olarak vermiş, meslek öğrensin diye.
"eti senin kemiği benim demiş" oğlanı Keçeci Ahmet Bey'e teslim etmiş.

Oğlan üç gün işe gitmiş dördüncü gün ise annesine, "ben işe gitmiyorum" demiş. Annesi ne kadar ısrar etsi ise de oğlanı ikna edememiş. "anne ben işi öğrendim" demiş.
Komşusu Keçeci Ahmet oğlan iki gün işe gelmeyince meraklanmış ve komşusunun kapısını çalmış, oğlanın neden işe gelmediğini sormuş. Anne, "benim oğlan işi öğrenmiş" demiş Ahmet bey şaşkın, "nasıl" diye sormuş.

Anne,
- 3 dövüp 2 sıkınca keçe oluyormuş
deyince Ahmet bey, "vay anasını sattığımın çocuğu kendi öğrendiği gibi bir de annesine öğretmiş" demiş gitmiş.

Bu fıkradan günümüz Türkiye'sine bakacak olursak;

Başbakan Sayın Tayip Erdoğan, Davos sonrası artık diplomasi kursundan başarı ile geçti ve artık diplomasi sanatını başkalarına öğretir duruma geldi.

Sayın Başbakanım şimdi de, İmam Hatip Liselerinde gidip üç gün ders verse bizim "monşerlere" hiç gerek kalmaz.





 

 

ismetbaytak@hotmail.com

bergamaturkey@yahoo.com

kuzeyege@yahoo.com