|
YEREL SEÇİMLERDE BERGAMA ve DİKİLİ
Ülkemizde siyanürcü altın çetelerine karşı verilen
mücadelenin simgesi olmuş Bergama yaklaşan yerel seçimlere kendine özgü
koşullarda giriyor.
Koza madencilik, 22 şubat 2008'de Ovacık Altın madenin de kapasitesini üç
katına çıkarılmasıyla başlayan süreçte gözünü başta Kozak yaylası olmak
üzere Havran, Gümüşhane ve Kazdağları'na dikmiş durumda… Buralardan
gelecek cevherin Ovacık'ta işlenmesiyle siyanür çöplüğü ve pasa dağlarını
üç katına çıkacağı gibi tüketilecek su da neredeyse 200 bin nüfuslu şehrin
tükettiği suya eş değer olacaktır. AKP iktidarı bu haliyle Bergama'yı
adeta gözden çıkarmıştır. Yerel seçimlerin Bergama'yı gözden çıkaranlara
karşı bir hesaplaşmaya dönüşmesi gerekmektedir. Yerel seçimlerde çıkacak
tüm adaylara sorulması gereken öncelikli soru ;
"Kozak'a mı yoksa Koza'ya mı sahip çıkıyorsun?" olmalı.
Koza A.Ş. söz konusu yerlerin cevherini getirip Ovacık'ta işleme konusunda
önüne çıkabilecek engelleri aşma konusunda bir süredir başta yerel
seçimler olmak üzere bir hazırlık içinde olduğu gözlenmektedir. Kozak
yaylasının talanının arifesinde Bergama'da kendisine itiraz etmeyecek bir
yerel yönetim istemektedirler, bu nedenle yerel seçimlerde kendi adayını
çıkarmaya kadar varan bir çaba içinde olduğu bilinmektedir. Aynı şekilde
Dikili'de de Osman Özgüven'in karşısına kendi adayını çıkararak var olan
direnişin önemli bir kalesini daha yok etmeye çalışmaktadır. Koza A.Ş.
Bergama ve Dikili de ki yerel seçimlerde kendi adaylarıyla ortaya çıkarak
"altın'ın gücüyle halkın gücü" karşı karşıya gelecektir. Var olan
tehlikeye karşı halkın gücünün, basit gerekçelerle zayıf düşürülmemesi
gerekmektedir…
Bu nedenle yerel seçimlerde Bergama ve Dikili özel öneme sahiptir.
Özellikle Dikili Belediye başkanı Osman Özgüven'in, Koza A.Ş.'ye karşı
adeta "karıncanın kardeşi vardır" dedirtircesine "yaşam hakkını savunan"
net tavrıyla ve sosyal belediyecilik uygulamalarıyla adeta AKP iktidarının
boy hedefi haline gelmiştir. Her iki ilçemizde de en geniş bir işbirliği
oluşturulmalı ve işbirliğinin biçimi konusunda bir önkoşul dayatmaktan
uzak kalınmalıdır. Ancak bu işbirliği "siyanürcü altın tekellerine karşı
Kozak'a, Kazdağlarına, Çağlan'a ve Havran'a sahip çıkma temelinde
gelişmeli," halkın yönetime katılması, katılımcı bir bütçe oluşturulması,
yerel hizmetlerin piyasalaştırılmaması gibi yerel yönetim anlayışına uygun
belli başlı genel ilkeler etrafında kurulmalıdır.
Yaklaşan yerel seçimler Bergama'da ve Dikili'de, siyanürcü şirketle yaşam
hakkını savunanların arasında çetin bir mücadeleye sahne olacaktır. Bu
nedenle oluşturulacak geniş bir yerel işbirliğinin başarısı aynı zamanda
tüm ülkede ki yaşam hakkı savunucularını yüreklendirirken, doğamızı
yağmalayan altın tekellerinin yüreklerine de korku salacaktır.
Erol ENGEL
Bergama Çevre Platformu Sözcüsü |