|
|
MERHABA

İbrahim Baytak
ibrahimbaytak58@hotmail.com
SARI SENDİKA, ÜCRET SENDİKASI, EMEKÇİNİN SENDİKASI
Kamu çalışanları ile hükümet arasında "TOPLU GÖRÜŞMELER" devam ediyor.
PEKİ NE GÖRÜŞÜYORLAR? Belki de memurlara yapılacak zammı değil, basında
yer aldığı gibi sendikaya kesilecek aidatların arttırılmasını
görüşüyorlardır.
Geçen yıl hükümet "GELECEK YIL ENFLASYON % 4 OLACAK. BU NEDENLE OCAK
AYINDA % 2, TEMMUZ AYINDA % 2 ZAM VERİRİM. EĞER İLK 6 AYDA ENFLASYON % 2
DEN FAZLA OLURSA TEMMUZDA, İKİNCİ 6 AYDA ENFLASYON FAZLA OLURSA OCAK DA
FARK VERİRİM" dedi. Tabi sendikalar bunu kabul etmedi. Uyuşmazlık tutanağı
tutuldu. Tarafsız hakem heyetine gönderildi. Tarafsız hakem heyeti,
hükümetin yaptığı zammı az buldu ve birkaç puan daha arttırdı. Ancak
hükümet tarafsız hakem heyetinin kararını bile tanımadı, memurlara kendi
istediği yani % 2 + % 2 zam yaptı. Yine aynisi olacak.
KESK bu yılda oynanan oyunun parçası olmak istemediği için MASADAN
ÇEKİLDİ. DİĞER KONFEREDASYONLAR NEDEN ÇEKİLMEDİ? KESK BAŞKANININ SÖYLEDİĞİ
GİBİ SENDİKA AİDATLARININ ARTTIRILACAK, MEMURLARA YILDA KÜÇÜK BİR
İKRAMİYEYE VERİLECEK, MEMURA DÜŞÜK ZAMMA RAZI OLACAKLAR. AMA MEMURLARA
"İKRAMİYE HAKKINI ALDIM" diyecekler.
Bu hesapları tutmayabilir. Hükümet bu "KÜÇÜCÜK" isteklerini bile duymazdan
gelip "2009 DA ENFLASYON % 5 OLACAK. ZATEN ŞİMDİDEN EN DÜŞÜK MEMURA BİLE
103 YTL. VERDİM. SİZE % 2,5 + % 2,5 ARTIŞ YETER DE ARTAR BİLE" diyebilir.
YAPILAN ZAMLARA GELİNCE.
ZAMMIN OCAK VE TEMMUZ DİYE İKİ TAKSİTTE YAPILMASININ NE ANLAMI VAR?
Eskiden enflasyon yüksekti. Verilen zamlar hep "ÖNÜMÜZDEKİ YIL ENFLASYON
ŞU KADAR OLACAK" diye Ocak ayında belirleniyor ama, yıl sonunda hep
denilen enflasyonun 3 - 5 katı çıkıyordu. Bu nedenle 3 aylık, enflasyon
biraz düşünce 6 aylık dilimler halinde zam verilir olur. Ama bu durumda
bizi hep kandırdılar ve kandırmaya devam ediyorlar. Örneğin geçen yıl % 2
+ % 2 = % 4 zam verdik diyorlar. Aslında ilk 6 ay % 2, son 6 ay % 4 zam
aldığımız için yapılan zam % 3.
MEMUR FAZLA PARA MI ALIYOR?
Bugün, eğer ücreti dışında bir geliri yoksa en yüksek ücret alan kamu
çalışanının bile aldığı ücretle insan gibi yaşaması mümkün değildir.
Kamu çalışanı yani memurun giyimine, kuşamına, yaşantısına bakan, işsiz,
sosyal hakları olmayan, sendikasız insanlar, çiftçi ve köylüler onların
aslında çok para aldığını, ama daha fazla istediğini sanıyorlar.
Evet kamu çalışanları ve örgütlü kesimler örgütsüz, sosyal güvencesiz
kesimlerden daha iyi ücret alıyorlar, daha iyi yaşıyorlar ve hala daha
fazlasını istiyorlar.
Ama onlar bulundukları görevlerini kötüye kullanmıyorlar, rüşvet
almıyorlar, yolsuzluk, köşe dönmecilik yapmıyorlar. Bal tutan parmağını
yalar demiyorlar, siyasi iktidarların dümen suyuna gitmiyorlar. Dürüst,
namusu ile çalışıyorlar. Böyle iken onlar, ülkedeki milli gelirden
haklarını istiyorlarsa onlara kızmak, onları kıskanmak değil onları
alkışlamak, onları örnek almak lazımdır. Herkesin örgütlenip haklarını
istemesi lazımdır.
Evet kamu çalışanları yani memurlar sendikasız, sosyal güvencesiz
çalışanlardan, işsizlerden daha iyi yaşıyorlar. Ama onlar bakabilecekleri
kadar çocuk sahibi oluyorlar. Karı koca birlikte çalışıyorlar. Ek iş
yapıyorlar. Bütün bunlardan sonra alın terleri ile kazandıkları paralarla
insanca yaşamaya çalışıyorlar, yılda hiç olmazsa 10 - 15 gün deniz
kenarında tatil yapabiliyorlar,.çocuklarının iyi eğitim alması, iyi
okullarda okuması, iyi bir meslek ve iş sahibi olması için her türlü
çabayı gösteriyorlar.
Çevremizde bildiğimiz, tanıdığımız sendikal haklarla, grev, miting ve
gösterilerle ilgilemeyen bir çok kamu görevlisi var. Bunların bir kısmının
hiç maaş ve ücret derdi yoktur. Hükümetlerin vereceği % 3 veya 5 zam onlar
için harçlık bile değildir. Yazlıkları, kışlıkları, son model arabaları
vardır. Çocukları pahalı kolejlerde, paralı üniversitelerde hatta yurt
dışında okumaktadır. Aldıkları maaş ve ücretlerle böyle bir yaşam
süremeyeceklerini de herkes bilmektedir. Hatta ailesi, eski yaşantısı da
çok iyi bilinmektedir. İşte kızılacaksa onlara, onların el üstünde
tutulduğu bozuk düzene kızılmalıdır.
TOPLU GÖRÜŞMELERE GELİNCE;
Tüm kamu çalışanları sanki ayni işi yapıyor gibi hepsine ayni
oranda zam öngörülüyor. Bu durum tamamen yanlış. Kamu çalışanları
işkollarına göre örgütlü. Maaş ve ücretlerde, önce en düşük memur maaşı ne
kadar olmalı? Bu belirlenir. Buna göre bu orana göre seyyanen tüm
memurlara eşit bir zam yapılır. Daha sonra yaptıkları işin zorluğuna göre
zorluk derecesine göre değişik işleri yapanlara farklı ilave zamlar
yapılır. Yine bunlardan ayrı olarak arazide, kırsal kesimde, yer altında,
denizde, tehlikeli işlerde v.b durumlara göre yine ayrıca ek zam,
tazminat, fazla mesai verilmeli.
Çeşitli bakanlıklar bünyesinde ayni işi yapan elemanlar olduğu gibi ayni
bakanlıkta çeşitli işleri yapan farklı iş kolunu ilgilendiren çalışanlar
olabilir. Ayni iş yerinde ayni unvan ile çalıştığı halde çalışma koşulları
farklı olabilir. Bütün bunlar, konfederasyon ve çalışma bakanlığı olarak
değil de iş kollarında örgütlü sendikalar ile bu iş kollarını ilgilendiren
bakanlık yetkilileri ile yapılabilir.
Bütün bunlardan ayrı olarak memurların siyasi nedenlerle tayinleri
çıkarılmakta, bir çok memur hiç nedensiz yöneticilikten alınıp sürgüne
gönderilmekte. Memurların daha iyi hizmet verebilmesi için, yaptığı işi,
görev, sorumluluk ve haklarını tam olarak anlaması için meslek içi
eğitimlerin gündeme gelmesi gerekir.
ÜCRET SENDİKACILIĞI YAPILIYOR
Ama bunların hiç biri toplu görüşmelerde gündeme gelmiyor, bir kısmı gelse
bile kabul edilmiyor ki sonuçta hükümet sadece "AYLARCA ÖNCE KENDİ
BELİRLEDİĞİ % BİLMEM KAÇ ZAMMI" açıklıyor. NE SENDİKALARIN, NE TARAFSIZ
HAKEM HEYETİNİN DEDİKLERİNİN HİÇ BİRİ KABUL EDİLMİYOR.
BÜTÜN BUNLAR YILLARCA BÖYLE İKEN TOPLU GÖRÜŞMELERE KATILMAYAN "KESK" Mİ,
KATILAN "KAMU - SEN" VE "MEMUR - SEN" Mİ HAKLI, HANGİSİNE KIZMALI SİZ
KARAR VERİN. 22.08.2008
|
ismetbaytak@hotmail.com
bergamaturkey@yahoo.com
kuzeyege@yahoo.com
|