Sık kullanılanlara ekle
  
   HABERLER
   POLİTİKA KAZANI
   RESMİ TELEFONLAR
  BİRAZ GÜLELİM
  İLETİŞİM
   
   
   
      LİNKLER
     Bergama
 

RESMİ KURUMLAR

Bergama Kaymakamlığı

Bergama Adliyesi

Belediye Başkanlığı

İlçe Emniyet Müdürlüğü

  

OKULLAR

Zübeyde Hanım İ.Ö.Okulu

E.Ü.Bergama M.Y.Okulu

70.Yıl Sağlık Meslek Lisesi

Alirıza Eroğlu İ.Ö.Okulu

Bergama Lisesi

Cumhuriyet Lisesi

Ticaret Meslek Lisesi

 

T.C.NO SORGULAMA

SEÇMEN NO SORGULAMA


 

MERHABA

İbrahim Baytak

ibrahim-baytak58@hotmail.com

 

YERİNDE YÖNETİM, TABANDAN KALKINMA,

İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ ROJESİ– KÖYKENT– 1

TARİHÇE:

Ülkemizde (Osmanlı) belediye örgütlenmesinin yaklaşık 150 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. 16 ağustos 1855 tarihli bir resmi tebliğ ile ŞERAMETİ ŞEHREMİNİ, şehir meclisi  kurulması öngörülmüştür. İstanbul halkının, temel ihtiyaçlarını karşılamak, alınacak “narh” vergileri düzenlemek, devlet adına toplamak, yol, kaldırım yapmak, temizlik, çarşı Pazar yerlerini denetlemek görevleri yapması düşünülmüştür.

1864 tarihli vilayet nizamnamesi ile ülkede her kaza “ilçe” köylere bölünmüş, her köyde belediye dairesi olacağı, bazı köylerin birleştirilmesi ile nahiye “bucak – kasaba” oluşacaktır. Ancak belediye örgütlenmesi yer almamıştır. Daha sonra 1876 tarihli kanuni esasiye ” ilk anayasa” dayanılarak 1877 tarihli vilayet belediye kanununa göre her şehir ve kasabada bir belediye meclisi kurulması kararlaştırıldı.

Seçimlerde oy kullanabilmek için şartlar; 25 yaş, belediye sınırları içinde oturmak,  o belediye içinde taşınmazı için en az 100 kuruş vergi vermek, medeni hakkından yasaklı olmamak, katil olmamak, Osmanlı vatandaşı erkek olmaktır.

Aday olmak için şartlar ise; 30 yaş, belediye sınırları içinde oturmak,  o belediye içinde taşınmazı için en az 250 kuruş vergi vermek, aklı yerinde olmak, müflis “iflas etmemiş” olmak, medeni hakkından yasaklı olmamak, katil ve serseri olmamak, yabancı bir devlet hizmetinde ve vatandaşlığında olmamak, belediyede, hakimlikte zaptiye “güvenlik “ biriminde çalışmıyor olmak, belediye işini yapan müteahhit olmamak, Türkçe konuşabilmek, Osmanlı vatandaşı erkek olmaktır.

Yine de ilk belediye seçimleri “1908”  Beyazıt belediye dairesi için yapıldı. 20 belediye dairesi ve belediye meclisi işlerlik kazandı.

Daha sonra 1913 de “belediye teşkilatı hakkında geçici kanun” çıkarıldı. İstanbul tek bir belediye kabul edilerek 9 idari şube kuruldu. Şubelerin sınırları, merkezi için ayrı bir yönetmelik çıkarıldı.

İstanbul dışındaki her şehir ve kasabada belediye örgütü kurulması 1881 yılında çıkarılan vilayet belediye kanunu ile sağlandı. Belediyelerde “belediye başkanı, belediye meclisi ve cemiyeti” olacaktı. Belediye meclisi halk tarafından seçimle belirlenecek, belediye başkanını meclis kendi içinden üyeler seçecektir. Belediye cemiyeti de belediye meclisi ve mahalli idare meclisinin birleşmesinden oluşacaktı.

Cumhuriyet kurulduktan sonra ise 24 nisan 1921 de anayasa ile mahalli idarelerden “yerel yönetimler” söz edilse de belediyeden söz edilmemiştir.

Ülkemizde;

İl sayısı; 1926 yılında  63 iken 1933 de 57 ye düşmüştür. 1957 de  67, 1991 de 74, 1992 de 76, 1995 de 79, 1996 da 80 ve 1999 da 81 olmuştur.

İlçe sayısı; 1926 yılında 317, 1960 da 570 olup 1987 ye kadar değişmemiş, daha sonra kurulan ilçelerle 892 olmuştur.

1924 yılında çıkarılan 4117 sayılı kanunla başkent belediyesini diğer belediyelerden ayrı tutmak için adı “Ankara şehremaneti’ne çevrilmiş, şehremini iç işleri bakanı tarafında atanmıştır..

1930 yılında çıkarılan 1580 sayılı belediyeler kanunu ile Ankara ve İstanbul belediyeleri valiliğin bir idaresi olmuş, 1954 yılında değiştirilinceye kadar devam etmiştir. Ayrıca 1930 – 1963 yılları arasında belediye başkanları belediye meclis üyeleri arasından seçilmiştir. 1963 belediye seçimleri ile birlikte belediye başkanları da doğrudan halk tarafından seçildi.

1923 yılında çıkarılan bir yasa ile seçmen ve adaylar için mülkiyet ve vergi ödeme şartı kaldırılmış. Seçme yaşı 18 olarak kabul edilmiş. 1930 yılında kadınlara “yerel” belediye seçme seçilme hakkı verilmiştir. 1934 yılında ise seçme yaşı 22 olmuştur.

1984 yılında 3030 sayılı büyük şehir belediye yasası çıkarılarak ilk büyük şehir belediyeleri kurulmuştur. (Tarihçe : Kaynak : Yerel siyaset – aylık bilimsel dergi Osmanlı’dan cumhuriyete Türkiye’de belediye seçimleri Gündüz ŞAN  39. Sayıdaki makalesindeki bilgilerden “veri” yararlanılmıştır.)

YERİNDE, TABANDAN KALKINMA

Kurtuluş savaşı kazanılıp cumhuriyet ilan edildikten sonra, ülkede okuma yazma ve kalkınma seferberliği başlatılmıştır. Arap harfleri yerine Latin alfabesi, kabul edilmiştir. Yeni okullar açılmış, köy enstitüleri, öğretmen okulları açılmıştır. Bu okullarda çocuklara köy hayatında gerekli olacak her türlü tarım ve hayvancılık, marangozluk, demircilik, müzik, resim , heykel gibi güzel sanatlar, edebiyat eğitimi verilmiş, okuma alışkanlığı öğretilmiştir. Bu gençler eğitimlerini tamamladıktan sonra köylerine gidecek oradaki çocukları da eğitecek ayni zamanda köyde yaşayanlara her türlü yardımı yapacaktır.  Halk evlerinde yetişkinler için de okuma yazma kursları açılmıştır. Özellikle kızların okumasına önem verilmiştir.

Atatürk; “kızlarını okutmayan ülkeler erkek çocuklarını manevi olarak hayal kırıklığına uğratır. Çünkü  çocuğun ilk öğretmeni annedir. Eğer anne eğitimli olmazsa çocuğunu iyi yetiştiremez” demiştir. Ve ayni zamanda kızların çalışma yaşamında  da yer almasını istemiştir.

Ülkede nüfusun büyük çoğunluğu köy ve kasabalarda yaşamakta, tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. Sanayi “İstanbul, İzmir” gibi birkaç il dışında yoktur. Ülkenin kalkınması, sanayileşmesi için 1924 yılında İZMİR İKTİSAT KONGRESİ toplanmış özel sektör eli ile kalkınma modeli benimsenmiştir.

Ancak ülkede kimsede yeterli sermeye yoktur. Kalkınma yavaş yürümektedir. 1929 yılında dünya ekonomik bunalımı da olunca kalkınmak için “DEVLETÇİLİK” ilkesi benimsenmiştir.

Ülkenin her köşesine tarım ve hayvancılığı geliştirmek için ET BALIK VE SÜT ENDRÜSTRİ KURUMLARI, TOPRAK MAHSÜLLERİ OFİSLERİ, tohumculuk, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için “DEVLET ÜRETME ÇİFTLİKLERİ” kurulmuştur. Ayrıca tarıma dayalı sanayi tesisleri, çırçır, şeker fabrikaları maden çıkan yörelere demir, çimento fabrikaları kurulmuştur. Böylece insanlar kendi oturdukları köy, ilçe ve illerde geçimlerini sağlayacaktır. 09.04.2012

YERİNDE YÖNETİM, TABANDAN KALKINMA,

İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ ROJESİ – KÖYKENT – 2

AKILLI İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ ROJESİ

Atatürk’ün kalkınmada bir de akıllı İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ ROJESİ vardır. “Köylü milletin efendisidir” diyen Atatürk, Türkiye’nin yerinde ve tabandan hep birlikte kalkınması için 1937 yılında “cumhuriyet köyü projesi” hazırlamıştır. Afet İnan “ideal cumhuriyet köyü projesi” isimli kitabında, Atatürk’ün bu projenin belgesini kazım Dirik’ten aldığını, onaylayıp geliştirerek uygulanmasını istediğini yazmıştır.

İdeal cumhuriyet projesinin amacı “çağdaş, çevreci” bir köy yaratmaktır. Köy yerleşim projesi daire şeklinde olacak, tam merkezde küçük dairenin etrafında 4 daire daha olacaktır. Merkezden dışa doğru da 6 yolla bölünecektir.

Köyün orta yerinde anıt, sağında “içinde köy parkı ve çocuk bahçesi, çevresinde telefon, itfaiye, çeşme, havuz, tuvalet olan köy meydanı” yer alacaktır. Etrafında “sosyal tesisler, terzi, bakkal, berber” gibi mekanlar ve diğer kısımlarda “okul, cami, köy konağı, sağlık ocağı, otel – han, çocuk bahçesi, fabrika” toplam 43 yapı olacaktır.

Anıtın sağında ise, en dıştan içe doğru alanda geniş bir koruluk, sonunda çay kenarında kuzeyde değirmenler, güneyde tahıl, yonca, pancar tarlaları olacaktır. Sağ üst köşede hayvan mezarlığı, sol üst köşede asri mezarlık bulunacak, ayrıca taş ve kireç ocakları olacaktır.

Atatürk’ün “ideal cumhuriyet projesinde” bulunacak kurum, yapı ve alanlar şunlardır.

Okul ve tatbikat bahçesi, Öğretmen evi, Halk odası, Köy konağı, Konuk odası, okuma odası, Konferans salonu, Otel – Han, Çocuk bahçesi, Köy parkı, Telefon santrali, Radyolu köy gazinosu, Ebe, Tarım başı, Hayvan sağlık kuruluşu, Sosyal kurumlar, Gençler kulübü, hamam, Köy yunak yeri, Cami, Revir, Kooperatifler, Köy dükkanları, Spor alanı, Damızlık ahır, Mandıra, değirmenler, Fabrika, asri mezarlık, Hayvan mezarlığı, Kireç-Taş, Tuğla-Kiremit ocakları, Hayvanlar için yonca ve pancar tarlası, Koruluk, Köy gübreliği, Fenni ağıl, Pazar yeri, Köy zahire locası, Panayır yeri, Selektör binası.

Atatürk’ün bu ideal projesi, uygulandığı taktirde, din eksenli feodal, aşiret yapısını yok edecek, kalkınma, aydınlanma köy – tabandan başlayacaktır.

Köykent projesi, CHP nin 1969 yılı seçim bildirgesinde yer almış, 1973 yılında yayınladıkları raporda amacını 3 madde halinde açıklamışlardır.

1 - Az sayıda personel ve az yatırımla, en kısa zamanda kırsal kesim nüfusunun tüm gereksinmelerinin karşılanması,

2 - Hızlı nüfus artışının ortaya çıkardığı fazla nüfusun bir bölümü ile işsiz nüfusun köykentlerde iş olanaklarına kavuşturulması,

3 - Böylece, iş olanaklarına kavuşturulan kırsal nüfusun kentlere akımı sonucunda büyük kentler civarında oluşacak nüfus yığılmalarını engelleyerek, sağlıklı kentleşmenin sağlanması.

Atatürk’ün “ideal cumhuriyet köy projesi ve köykent” Türkiye’de dağınık kırsal yerleşimlerin yerinde, tabandan kalkınması için en iyi çözüm olarak düşünülmüştür.

Köykent projesine 1978 – 79 CHP iktidarında Bülent ECEVİT tarafından Van ve Bolu illerinde birer köyde başlatılmış, 1979 da CHP iktidardan düşünce yarım kalmıştır.

Bülent ECEVİT 1999 yılında “DSP” tekrar başbakan olunca 2000 yılında başlanan Ordu ili Mesudiye ilçesinde dünya bankası tarafından da desteklenen 9 köyü kapsayan köykent projesi 2002 de tamamlandı. (Kaynak : İLK KURŞUN  haber yorum gazetesi sayı 50 -1 Mayıs 2011 ATATÜRK’ÜN AKILLI PROJESİ (2) “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nden Venüs Projesi’ne”  Sinan Meydan 02 Mayıs 2011 makalesindeki bilgilerden “veri” yararlanılmıştır.)

Bütün bu projelerin amacı; ülkemizde dağınık yerleşim alanlarının “mezra – köy” insan ve olanaklarını birleştirip iş olanakları yaratmak, yaşanabilir bir çevre yaratmak “yerinde, birlikte” kalkınmak, iş, okul, doktor, yol her türlü ihtiyaçlar karşılanarak köyden kente göçü engellemektir.

Maalesef bu projeler hayata geçirilememiştir. Üstelik 1950 den sonra bütün sanayi yatırımları Marmara ve Ege bölgesindeki belli illere yapılmış, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Anadolu’da her bölgede değişik kentlerde kurulmuş fabrika ve işletmeler kapatılmıştır. Bütün bunlar kırsal kesimde işsizliği daha da artmış, köyden kente göçü hızlandırmıştır. 1984 den sonra terör olaylarının da artması nedeni ile bazı köyler devlet tarafından boşaltılmış. Bazı köylerdeki insanlar ve  devlet baskısı ve terörden kaçarak büyük kentlere akın etmiştir. Bunun sonucu olarak da göç alan kentlerde çok büyük sorunlar çıkmıştır.

Plansız yapılaşma, kaçak  konutlar ve gecekondular, çevre sorunları, hava – çevre kirliği, devlet arazilerin yağmalanması, işsizlik, yoksuzluk, çarpık kentleşme, ulaşım, ısınma,  içme suyu ve daha birçok sorun nedeni ile zaten sağlıklı olmayan kentler daha da yaşanmaz hale gelmiştir. 09.04.2012

(Devam edecek)

 

 

ismetbaytak@hotmail.com

bergamaturkey@yahoo.com

kuzeyege@yahoo.com


GÜLELİM


  POLİTİKA KAZANI

 
 


 

HER GÜN GÜNCELLENİR