Sık kullanılanlara ekle
  
   HABERLER
   POLİTİKA KAZANI
   RESMİ TELEFONLAR
  BİRAZ GÜLELİM
  İLETİŞİM
   
   
   
      LİNKLER
     Bergama
 
  
 

 




YAPILAN SUÇLAMA ANAYASAYA AYKIRI


Özgüven "Bu yargılama sonrasında herhangi bir ceza alırsam, bunu halka hizmet etmenin bedeli olarak boynuma gurur madalyası olarak asarım"


 

DİKİLİ BELEDİYE BAŞKANI OSMAN ÖZGÜVEN'İN VE MECLİS ÜYELERİNİN SUDAN YARGILANMASINA BAŞLANDI.

ÖZGÜVEN'İ 60 GÖNÜLLÜ AVUKATTAN YER SIKINTISI YÜZÜNDEN 22'Sİ SAVUNDU.

AVUKAT EROL ÖZCAN; "YAPILAN SUÇLAMA ANAYASAYA AYKIRI"

ADLİYE ÖNÜNDE DESTEK İÇİN TOPLANAN VATANDAŞLAR SEVGİ GÖSTERİSİN DE BULUNDU.

Özgüven "Bu yargılama sonrasında herhangi bir ceza alırsam, bunu halka hizmet etmenin bedeli olarak boynuma gurur madalyası olarak asarım" dedi.

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, eski Belediye Başkanı Yüksel Uçar ile birlikte toplam 21 Meclis Üyesi 'Görevi Kötüye Kullanmak' Suçundan Hâkim Karşısına Çıktı.

Dikili Asliye Ceza Mahkemesine eşi ve çocuklarıyla birlikte gelen Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven'i burada SHP, ÖDP; Tabip Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Egeçep, Disk gibi sivil toplum örgütleri, çeşitli kuruluşlar, halk evleri, sendika ve çevreci gruplar ve temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş karşıladı.

Basın ordusu tarafından etrafı kuşatılan Özgüven burada gazetecilere kısa bir açıklama yaptı. Kamu Yararına Görev Yaptığını Söyleyen Belediye Başkanı Osman Özgüven, Kamu Görevi Yaptığını ve Belediyeyi Bir Ticarethane Gibi Görmediğini Söyledi. Özgüven "Yerel Belediyeler o beldelerin küçük hükümetleri olduğuna inanıyorum. Küresel ısınmaya karşı önlem almaya da yönelik olan su ücretlerinden 10 tona kadar para almama kararımız yasaya göre görevi kötüye kullanma olarak karşılık gördü. Ayrıca belediye çalışanlarımızdan da %50 indirimli su ücreti aldığımız için görevi kötüye kullanmaktan dolayı hakkımızda suç duyurusunda bulunuldu. Bu uygulamalar daha önceki dönemler de ve başka belediyelerde de mevcut. Biz bir kamu kuruluşuyuz. Kamunun yararına çalışıyoruz. Belediyeler işletme değildirler. Bu tür uygulamaların kararlarını kendimiz verebilmeliyiz. Kendi kendimizin yerel hükümeti olamıyorsak belediyelerin de bir anlamı kalmıyor. Bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Bizim esas amacımız halkımıza hizmet götürmek" dedi.

Yüksel Uçar burada Ali-Veli nerede?



(Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven basın açıklaması yaparken önceki dönemin belediye başkanı Yüksel Uçar da aynı dava için adliyeye geldi. Önceki dönem DYP'den aday olan ve bu dönem CHP'den belediye başkanlığı adaylığı açıklanan ve CHP'den aday olduğu içinde eleştirileri üzerinde toplayan Uçar hiçbir açıklama yapmadan adliye ye girdi. Vatandaşlar arasından bir grup, CHP Dikili İlçe Başkanını ve Genel Sekreterini kastederek 'Yüksel Uçar burada Ali-Veli nerede?' diyerek partisinin destek için yanında olmadığını belirttiler)

22 avukat savundu

İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Danıştay denetçisinin raporlarına göre haklarında dava açılan 21 sanıktan 14'ünün katıldığı duruşmada sanıkları, 22 avukat savundu.

Savcıya verdiği ifadesini mahkemede tekrarlayan Belediye Başkanı Osman Özgüven hakkındaki suçlamalara şöyle cevap verdi: "Seçimlerde meclis üyeleri ile toplanarak 'küresel ısınmaya karşı nasıl su tasarrufu yaparız' dedik. Aldığımız kararla 10 ton altında su kullananlardan para almamaya, 11 ton kullananlardan para almaya karar verdik. Bu uygulama ile herkes 10 tonun altında su kullanmayı hedeflerden, çok miktarda su tasarrufu yaptık. Bu arada uygulama ile tek başına yaşayan yaşlılar ve dar gelirli vatandaşlar su parası ödememiş oldu" dedi.

Özgüven, Hakkındaki 'gecikmiş su paralarının affedilmesi' konusundaki iddialara da şöyle karşılık verdi: "Devlet SSK, vergi ve Bağ-Kur borçlarını affediyor. Bizde bundan örnekle gecikmiş su paralarının faizlerini affettik, 1 ay içerisinde anaparayı ödeyenler faizlerini ödemedi. Elde ettiğimiz gelirle hizmetlere devam ettik." Özgüven, işçi ve memurlara yüzde 50 su indirimi uygulamasını savunarak sözlerine şöyle devam etti: "Belediye çalışanına yüzde 50 indirim yaptık. Hizmet götüren, çalışan emeğinin karşılığını yaptığı hizmetle de almalı diye düşündük. Gece gündüz çalışan işçi bu indirimden de yararlanmalı" dedi.

Resmi kurumlardan ve okullardan jeotermal ücreti almadıklarını dile getiren Özgüven, tarife belirleme yetkisinin yasa tarafından belediyelere verildiğini, kendilerinin de bunu yaptığını savundu. Özgüven, "Suç işleme kastımız yok, suç işlediğimizi kabul etmiyoruz" dedi.

Eski Belediye Başkanı Yüksel Uçar ise yaptığı savunmasını avukatınla görüştükten sonra bir dahaki duruşmada yapacağını söyledi.

11 Temmuz 2008 tarihine ertelenen duruşma çıkışında alkışlarla karşılanan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven burada da gazetecilerin sorularını yanıtlayarak "Belediyeler kamu kuruluşudur ve halka hizmet için varlardır. Ben daha önce de belirttiğim gibi Belediyelerin birer hükümet belediye meclislerinin de parlamento gibi düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. Belediyeler kendi kararlarını verebilmelidir" dedi.


Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven 15-16 Hazirandaki işçilere tatil konusunun sorulması üzerine, Dikili Belediyesi ile Genel-iş arasında imzalanan toplu iş sözleşmesiyle işçilere 8 Mart, 1 Mayıs ve 1970'deki işçi direnişinin yıldönümü olan 15-16 Haziran'da ücretli izin verilmesine karar verdiklerini açıkladı.



Belediye Başkanı Osman Özgüven Basın açıklaması yaparken Yüksel Uçar adliyeden yine tek başına ayrıldı.
 

"YAPILAN SUÇLAMA ANAYASAYA AYKIRI"

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven'in hakkında açılan dava ile ilgili olarak mahkemeye savunma veren vekili Av. Erol Özcan, yapılan suçlamanın Anayasanın 2 ve 5. Maddesine aykırı olduğunu söyledi. Özcan savunmasında 4736 sayılı Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmet tarifeleri ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında ki kanunun 1.maddesinin Anayasa'nın 2 ve 5.maddelerine aykırılık iddiamızın ciddi bulunarak konunun Anayasa'nın 152.maddesi uyarınca Anayasa mahkemesine gönderilip Anayasa mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar geri bırakılması talebinde bulundu.

Özcan hazırladığı savunmada; 'Anayasamızın 2.maddesinden anlaşılacağı gibi Türkiye Cumhuriyetinin temel nitelikleri tanımlanırken Türkiye'nin sosyal devlet ve hukuk devleti olduğu kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin kararları ile de yurttaşların huzur ve güveninin sağlanması, ekonomik olarak korunması öngörülmektedir. 4736 Sayılı Yasa'nın genel gerekçesinde belediyelerin kronikleşen sorunlarının giderilmesi ve belediye alım ve satımlarında kamunun korunması öngörülmüş belde halkının su ihtiyacının paralı olması konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Belediye Kanunu'nun 14.maddesi ile de belediyelerin öncelikle beldenin imar, kanalizasyon ve su ihtiyacının karşılanacağı öngörülmüştür. Yine Belediye Kanunu'nun 15.maddesi ile de Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak,belediyenin asli görevlerinden sayılmıştır. Belediye Kanunu'nun genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi belediyelerin güçlendirilmesi gerektiği kabul edilirken sosyal devletin gereği belediyelerin de belde halkına hizmet vermeleri ve pek çok konuda bu hizmetin ücretsiz olması öngörülmektedir' dedi.

Özcan 'Nitekim 2464 Sayılı Belediye Gelirler Yasasında ise belediyenin halka verdiği sudan ücret alınmasına ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. İşte bütün bu düzenlemeler ışığında belediyenin başlıca görevi olan beldede yaşayanların su ihtiyacını karşılamak görevinin önüne 4736 Sayılı Yasa'nın 1.maddesi ile verdiği hizmet için ücret alma zorunluluğu getirilmesi hem belediye kanunu ile çatışmakta hem de hepsinden önemlisi Anayasa'nın 2.maddesinde ki sosyal devlet ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır' dedi.

Özcan bu savunmaya göre Gerek yukarda açıklanan nedenlerle gerekse mahkemenin incelemesi sırasında bulabileceği diğer nedenlerden ötürü 4736 Sayılı Yasa'nın 1.maddesinin Anayasa'ya aykırılık iddiamızın ciddi bulunarak konunun Anayasa Mahkemesi'ne gönderilip Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda vereceği karara kadar davanın geri bırakmasını arz ve talep etti.

(Sanık hakkındaki dava; Dikili C.Başsavcılığı 02.04.2008 gün 2008/250 E.,2008/99 sayılı iddianame ile sanığın 4736 sayılı Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmet tarifeleri ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında ki kanunun 1.maddesine aykırı davranarak su borcu olan abonelerden birikmiş faiz alacaklarının alınmaması,belediye çalışanlarına su bedeli olarak %50 indirim yapılması ve Dikili Belediyesi hudutları içinde ki tüm konutlardan 10 M3 e kadar su tüketimlerinden ücret almayarak belediyenin zarara uğratılıp böylece görev kötüye kullanıldığı iddiası ile kamu davası açılmıştı.)

VATANDAŞLAR DESTEK İÇİN GELDİ

Başkanın yargılanmasının ardından Dikili'de oturan vatandaşlar ile SHP, ÖDP; Tabip Odası ve Çevre Mühendisleri Odası üyeleri başkana destek için adliye binasına geldi. Başkanın haklı olduğunu söyleyen vatandaşlar, yargılamanın yanlış olduğunu, başkanın kamu yararına çalıştığını ve vatandaşı düşündüğünü söylediler.



TÜRKİYE'DE BİR İLK;

Dikili'de işçilere 15-16 Haziran tatili

1 Mayıs İşçi Bayramı ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü ve yine Türkiye de ilk kez T.İ.S' giren Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinde DİSK'in öncülüğünde 15-16 Haziran 1970 direnişlerinin anısına işçiler anılan tarihlerde ücretli izinli sayılacaklardır.

DİKİLİ BELEDİYESİ VE DİSK/GENEL-İŞ SENDİKASI ARASINDA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI.

Disk/Genel-iş Sendikası İzmir 5 Nolu Şube ile Dikili Belediyesi arasında toplu iş sözleşmesi yapıldı. Daimi kadroda çalışan 55 Belediye işçisini kapsayan Toplu iş Sözleşmesi Dikili Belediyesi Başkanlık odasında Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ile Disk-İş yetkilileri ve temsilcileri arasında 30 Mayıs Cuma günü imzalandı.

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven "Sendika işçilerimize günümüz şartlarına uygun bir ekonomik artış sağlayabildiğimizi söyleyemem. Ancak uzun süredir beklenen sözleşmenin karşılıklı anlayışla sonuca bağlanması sevindiricidir. Çalışanlarımızın ücret konusunda daha çok örgütlenmeye ve emeğin karşılığını ancak örgütlü oldukları zaman alabileceklerini bilmeleri gerekir. Bu konu çok önemli, yakın zamanda belediyemiz memurları ve sendikamız işçileri de örgütlenerek sendikal yaşama güç katacağına inanıyorum. Tüm çalışanlarımıza başarılar diliyorum" dedi.

DİSK/Genel-İş Sendikası İzmir 5 Nolu Şube Başkanı Mehmet Çınar basına ve kamuoyuna yaptığı açıklamada ise; "DİSK/Genel-İş Sendikası İzmir 5 Nolu Şube ile Dikili Belediyesinde daimi kadroda çalışan 55 Belediye işçisini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi 30 Mayıs 2008 tarihinde ilk defa imza altına alınarak mutlu bir şekilde sonuçlanmıştır. Yapılan anlaşmaya göre 1. yıl mevcut ücretlere ve sosyal haklarla birlikte %25 artış sağlanmıştır. 2. yıl enflasyon artı 5 puan artırılmıştır. Ayrıca Kıdem Ve İhbar Tazminatları ve diğer güvence maddeleri en üst düzeyde güvence altına alınmıştır. 1 Mayıs İşçi Bayramı ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü ve yine Türkiye de ilk kez T.İ.S' giren Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinde DİSK'in öncülüğünde 15-16 Haziran 1970 direnişlerinin anısına işçiler anılan tarihlerde ücretli izinli sayılacaklardır. Dikili belediye başkanı Sayın Osman ÖZGÜVEN'in sendikal örgütlülüğe, emeğe ve yukarıda bahsi edilen kazanımlara göstermiş olduğu duyarlılığa Sendikamız ve Dikili Belediyesi çalışanları adına teşekkür ederiz" dedi.

 

 

ismetbaytak@hotmail.com

bergamaturkey@yahoo.com

kuzeyege@yahoo.com